Atatürk'e VEDA edenler


Tanrıları ve Komutanları İNSANLAR yaratırlar, önemli olan yarattığına olan inançtır. Atatürk'ün çocukluk arkadaşı işte bu hisle onun baş ucunda donup kalıyor ve onun az sonra hissizleşecek bedeniyle konuşuyor. Zaman zaman geri dönüşlerle anlatılan filmde çok özel ANILAR seçilmiş.
Bunlardan biri de Aziz dostum Ilgaz Bey'in büyük dedesi olan Şemsi Efendi ile olan durumu. Atatürk'ün çocukluğundan beri DİNE olan "mesafeli" yaklaşımı da gözden kaçılmamış ve işlenmiş. Çocuk Mustafa'nın çocuk dünyası ışığında "geçmişe, Selanik'e Manastır'a yolculuk eden filmde dönemin ŞARKILARI ve KANTOLARI da unutulmamış.
Ayrıca Sevgili arkadaşım Ezgi Mola'nın da Latife Hanım'a hayat vermesi, Latife Hanım'ın o en başından beri HER ŞEY'i ve tabi ki Gazi Paşa'yı bile kontrol etme HIRSI, Atatürk'ün ÖZEL HAYATI da çok derin yansıtmış.
Ta en başından beri oğlu Mustafa'nın bir DİN ALİMİ olmasını arzulayan Validesi Zübeyde hanımla FİLM SONUNDA bir sazlıkta ve BÜLBÜLLERİN öttüğü bir yerde karşılaşması ve oranın da muhtemel CENNET olması, biz bizi biliriz, bizi bizden olan bilir sözünü bir kere daha anımsattı bana.
Atatürk'ün hayatına derin kesitler çizen, onu insan tarafıyla bir kere daha bizlere SEVDİREN, Atatürk ve geçmiş hayatı üzerine çok CESUR bir film.
Zülfi Livaneli'ni ve gerçekleştiren dostlarını kutlarım.
Tüm müziklerini Livaneli'nin yaptığı bu özenli filme bir an önce gidilmesi kanaatindeyim.


Saygılarımla, iyi izlenceler;
MURAD ÇOBANOĞLU