Babaların Bavullarında Saklanan Anılara;

Bir insan nasıl özdeşleştirir kendisini gazetesi ile, bana arkadaşını, mesleği, sevmediklerini “söyle” sana kim olduğunu söyleyeyim gibi tümceler, nakkaşların ince desenlerinde kaybolurlar zannımca.
Bugün her zamanki gibi RADİKAL'imi elime alınca "işte dedim işte benim gazetem" çünkü sanki "iştiareye" yatmışcasına bugünkü başlığı biliyordum. Ve ben bugünkü konuk editörünüzü savunmak için, gerçi savunulacak bir durum yok ortada bununda bilincinde olarak, Bakın Bu Ülkde Nazım'ı da vatan hayini ilan ettiler" onun yazarlığını da tartıştılar vs vs diyordum. Bakınca işte bir gazete okuyucuya yön vermemeli, çünkü okuyucu sadece medyaya bakıp kendisini şekillendirmemeli dedim. Böyle de oldu...

Hayatı boyunce topu topu ancak 1 sayfa haber olkuyanlar, ki onuda metroda karşınsındaki adamaın gazetesinden otlanarak, bu ülkede yazarları tartışıyorlar...

Sokaktaki adama soruyorlar;
- Falancayı Okudunuz mu? 
- Hayır okumadım ama sevmem...

Vatan Haini ne demektir, bilir misiniz?
Vatana ihanet etmiş kişi...
Diyenleriniz olur elbet...
Doğrudur eskileri "hıyanet-i vataniye" derlerdi.

İşte Nazım Hikmet 1963 yılında bir şiir yazar...

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. 
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." 
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, 
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali 
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. 
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

diye işte o "Ankara Gazetesi" kendisine vaktiyle VATAN HAİNİ diyen "Cumhuriyet Gazetesi"nden başkası değildir. Orhan Pamuk için "Ermeni Soykırımını kabul etti de ödül verdiler" diyen de...


Murad Çobanoğlu