Mısır’da Mursi Nasıl Seçildi?

Mübarek'in devrilmesi için yapılan halk gösterilerinden
Öncelikle Mısır’ı anlamak için; Mısır Arap Cumhuriyeti’nin “demografik” yapısına bakmak gerekir. Mısır Halkı’nın yaklaşık %81’i Müslümanlardan oluşur, bu grup içinde Berberi, Fellah, Nübeyli, Beca, gibi etnik unsurlar barındırır. Sünni Müslümanlar %99,5, Şii Müslümanlar ise %0,5’dir. Kuzey Mısır daha muhafazakar, Güney Mısır ise “daha liberal” bir yapıya sahiptir.  Diğer sosyal unsurlar ise Hıristiyan’dır. Hıristiyanlar genel nüfusun %17,5’lik bir kesimini oluştururlar. Bu %17,5’lik dilimin %16’sını Kıpti Hıristiyanlar oluşturur. Bugün “Kıpti Dili” yok olan diller grubuna dahildir, zira Kıptiler de “Arapça” konuşurlar. %1’lik kesimini de Grek halk, %0,3’lik kesimini de 2010’da gözlemlediğim kadarıyla “Ateist Arap Mısırlılar”dı. Kalan diğer kesimde İngiliz, Türk ve diğer yabancı unsurlardır. Mısır “Lobileri” konusunda da oldukça gelişmiştir. Kıptiler sayıca azınlık olsalar bile gerek H.Mübarek iktidarı gerekse yeni kurulan M. Mursi iktidarında önemli bir yere sahiplerdi. Bunun en önemli nedeni de okuma yazma oranlarının yüksek oluşu, ülkedeki çoğu STK içinde etkin görev üstleniyor oluşlarıydı. Sünni Müslümanlar’ın ancak %6,5’sini “İslamcılar” ya da “İhvanü’l-Müslimin” takipçileri oluşturur. Sünni Müslümanlar, çoğunlukta olsa bile “ülkede “Şerr-i Bir Sistem” arzulayanlar son derece azınlıktadırlar. Buradan bakılır ve nüfusla açıklanmaya çalışılırsa Mısır Arap Cumhuriyeti’nin, “Hıristiyan olması” gerekir. Ülkedeki bir diğer önemli bir lobi;  eşcinseller. Mısır’a gittiğimde; H. Mübarek rejiminde dahi “eşcinselleri” görmek en çok benim gibi “ön yargılarından utanan” biri için şaşırtıcı olmuştu. Bu kesim de son derece eğitimli bir kesimdir. Genellikle uğraştıkları konular, Mısır’ın eğlence sektörü, turizm, eğitim danışmanlığı gibi konulardır. Bir başka lobi ise askerlerdir. Mısır’a bir yüksek rütbeli askerin oğlunun müzik videosunu çekmek için gittiğim zamanlarda askerlerin ulu orta yerlerde “mülk edinmiş, işletiyor oluşları” beni çok şaşırtmıştı. Zira ülkemizde de “Evren Yönetimi” sonrasında “askerler bir takım ticaret işlerine bulaşsalar da” ancak bunu kati şekilde gizli yaparlardı. Bir şekilde adları deşifre oldu mu, ya şirketlerini satarlar ya da askeriyeden istifa ederlerdi. Bülent Ecevit yönetimine kadar devam etti bu durum. Bir diğer lobi ise yukarıda da bahsettiğim gibi “İslamcılar” ya da “İhvanü’l-Müslimin” taraftarlarıydı. İhvanü’l-Müslimin, H. Mübarek zamanında yasaklıydı. Ancak  iç örgütlenme “İslamcılık” (lütfen bunu Müslümanlıkla ve Müslümanlarla karıştırmayın, bu siyasi bir tabirdir) adı altında örgütlenmeye devam etti.

Mısır'ın devrik Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek 
Kısa Mısır tarihi yaparsak şayet, Muhammed Enver Sedat, vaktiyle Birleşik Krallığa baş kaldırıp da Mısır’ın bağımsızlığı ilan edip bir monarşi iktidarı kuran Kral Faruk’a yapılan darbeden sonra Cumhurbaşkanı’nın ölümü üzerine başa geçti. 6 Ekim 1981’de bir askeri tören sırasında “suikasta” uğrayınca yerine Muhammad Husni Sayyid Mübarek geldi. Mübarek, dört ayrı seçim boyunca seçimlerin adil yapılmaması, halka istikrarın bozulacağı korkusu ile tüm seçimlerin galibi oldu. Mübarek, isyanların başlaması üzerine öncelikle yetkilerinin büyük bir çoğunu yardımcısı Omar Süleyman’a daha sonra ise “gösterilerin dinmemesi” üzerine de istifa ederek yetkilerini Mısır Ordusu’na ve Anayasa Mahkemesi’ne devretti. Görevinden istifa eder etmez de “tutuklandı”. Yerine gelen Mohamed Hussein Tantawi geçici bir hükümet kurdu ve seçime gidildi. Bu arada, İhvanü’l-Müslimin [Müslüman Kardeşler]’in de seçim yasakları kaldırıldı. 2012 seçimleri öncesinde Özgürlük ve Adalet Partisi [Ḥizb Al-Ḥurriya Wal-’Adala]’ni kurdular ve başına da, daha önce 5 sene Mısır Meclis üyeliği yapmış ve Mübarek’in devrilmesinde aktif rol oynayan, Muhammed Mursi’yi geçirdiler. Müslüman Kardeşler, “yetmez ama evet” türünden bir kampanya yürüttüler. Zira karşı aday, Mübarek yanlısı olarak bilinen Ahmed Mohamed Shafik Zaki idi. Seçime dört aday katılsa da hiçbir aday %50’yi geçemediği için ve seçime katılma oranı %47 olduğu için Mısır Anayasası gereği en çok oy alan iki kişi bir üst tura kaldı. Onlar da Mursi ile Zaki oldu. Mursi ikinci turda %51 oy aldı ve böylece Mısır Arap Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı oldu. Buradaki “dört” hadisesinin aslı, yıllardır ben de Kenan Evren’i Cumhurbaşkanı olarak göremeyip hep “1” eksik söyleyişime benziyor. Ortaokulda “yazılıya bile böyle” cevap vermiştim. Mübarek’i “saymıyorlar” o yüzden “4” oluyor. Oysa Mübarek listedeki “en normal kişi”! Madem ki “İhvanü’l-Müslimin”in sayısal değeri belli kim seçti Mursi’yi? Başta Kıptiler, Eşcinseller, Liberaller, bir kısım asker bürokratlar. Zira başta da dediğim gibi yapılan siyaset hep “Zaki”nin Mübarek’in adamı olduğu yönündeydi. 
Nedeni de Zaki, Mısır Ordusu kökenli bir siyasetçi olduğundadır. İsrail Barışı’na nasıl ki Mübarek karşıysa, Zaki de karşıydı. Doğal olarak Amerika da bu işe çok sıcak bakmadı. Mursi, kendine seçecek kitleye, hızla demokratikleşme vaatlerinde bulundu. Dini Azınlıklara yeteri kadar ilgi sözlerini ekledi. Kıpti liderler, Mursi’ye sık sık teşekkür ettiler. İşlerin karışması ise Mursi’nin “İhvanü’l-Müslimin”in sözünden çıkmayan bir karakter haline gelmesi ile oldu. Mursi başta onaylasa bile eğer ki “İhvanü’l-Müslimin” hayır diyorsa bir çok yasayı iptal ediyordu. İhvanü’l-Müslimin bir çeşit “Şerr-i Mahkeme” kurmuştu ve buna göre yasalar yayınlamaya başlamıştı. İlk önce “Şiiler’in Müslüman Olmadıkları” fetvası verildi. Sonra ise “Gayr-i Müslimlerin” malları gasp edilmeye başlandı. 
Mursi'nin Devrilmesi için yapılan halk gösterilerinden.
Amaç Mısır’ı Mısırlılara bırakmaktı! Tanıdık mı geldi? Hamas’ın Mursi’ye olan kinine gelirsek onun nedeni de iktidara geldiği birkaç hafta içinde “Refah Kapısı”nı kapatıp tümellere de beton döktürtmesi” olmuştu. Gazze’ye askeri yönetimde bile kesilmeyen Gaz’ı kesti ve böylelikle Gazze’nin dış dünya ile de bağını kesmiş oldu. Mursi’ye protestoların ilk başlangıcı ise yayınladığı deklarasyonla kuvvetler ayrılığını fes etmesiyle, yasama, yürütme ve yargıyı kendine bağlı haline getirmesi oldu. Ve günler geçtikçe Mısır Halkı gördü ki “Arap Baharı” hiç de o kadar serin değilmiş! Mursi, halka verdiği sözleri -ki buna Gazze sorunu da dahildir- hiç birini tutmayınca, halk da verdiği oyun hesabını sormak istedi, sokağa çıktı. Mursi ilk başta istifa etmeyi düşünse de İhvanü’l-Müslimin ona bu izni de vermedi. Çünkü istifa ederse bir daha asla İhvanü’l-Müslimin iktidara gelemeyecekti. Buna sayısal çoğunluk olarak da yeterli değillerdi. Mursi istifa etmeyeceğini açıkladı. Halk bunun üzerine “ayaklanmayı” arttırdı. Ne yazık ki askerlerin yatırımları halktan daha çoktur Mısır’da, kendileri duruma müdahale etmenin, öncelikle kendi selametleri için yararlı olduğunu düşünüp rol çaldılar! Mursi zaten çıkardığı yasalarla “yeni bir Mübarek adayı” olmuştu bile! Demokrasiyi halk sağlamaya çalıştı. Asker devreye girmeseydi belki sağlayabilirlerdi de! Şu an askeri müdahale’ye karşı olan sadece “İhvanü’l-Müslimin” taraftarları değil, bir çok ayrı meydanda Kıptiler’den tutun da, eşcinsellere kadar çok yüksek şiddetli gösteriler yapılıyor. Amaç ise Mursi’ye sahip çıkmak değil, Mısır Halkı’nın bir “diktatöre” daha katlanmak istememesidir.

Muhabbetle;
Murad Çobanoğlu

not: Bu yazı VagusTV için yazılmıştır.