Hepimiz (neden) Ermeniyiz!

II. Dünya Savaşı’nın hemen ardından orada zulm gören Yehudileri anmak ve anlamak için edildi bu laf “Hepimiz Yahudiyiz” Sonra çok çeşitli ve zamanlarda dönüştü ve sonunda Hrant Dink’in ardından “Hepimiz Ermeniyiz”e kadar geldi. Toplumun bir kısmında bu laf hem sosyal medyada hem de yazılı basında da aynı ilgiyle tepkisini buldu. Peki ne demek bu “Hepimiz Ermeniyiz” kelamı… Dersek Ermeni mi oluruz? Demezsek ne olur? Zulme göz yuman da, onu alkışlayan kadar suçludur ve insanlık değerleri sorgulanması gerekir kuşkusuz. Akşam saatlerinde Hrant’a küfür eden bir gence içtenlikle yazdım… Hrant’ı anlattım… Zira velev ki biz bu “Ermenilik” meselesini anlatamadıysak… İnsanlara neden “Hepimizin Ermeni” olduğunu kavratamadıysak suç biraz da bizim… Gencin cevabı kesin oldu? - Ama o da şunu demedi mi? Hayır demedi kardeşim… Onun dediği “laf başkaydı” O günün Agos’unu yani Hrant’ın “son Agos”unu halen saklarım… Hrant Ağabeyimiz hep derdi “bir Ermeni’nin ilacı bir Türk, bir Türk’ün ilacı bir Ermeni”dir… Sırf sansasyon ve süpekülasyondan nemalanmak için çarptırdılar canım kardeşim laflarını… - E bir sürü Azeri öldürüldü Hocalıda, bir sürü diplomatımız öldü? Onlar için de yürünseydi ya… Faşizm’in milleti yoktur canım kardeşim… Öyle bir silahtır ki faşizm günü geldiğinde ateşleyeni de vurur hedef alınanı da… Kaldı ki evet bu zülmlerde Hrant’ın payı var mı? - Yok E o halde, kendi payı olmayan bir şeyden suçlanabilir mi insan? Neticede belki de o genç geceyi biraz daha farklı geçirdi… Bunu hepimiz yapmalıyız… Hepimizin Ermeni olmasının ne olduğunu… Bunun, Hocalı’da Azeri, Madımak’da Alevi, Amerika Birleşik Devletleri’nde Kızılderili, Meksikalı ve Siyahi, Srebrenistsa’da Bosnalı, Anti Semitist dünyada Yahudi, Nijerya ve Mısır’da Hıristiyan, İspanya’da Morisco ve Katalan, İstanbul ve İzmir’de Rum, Heteroseksüel dünyada Eşcinsel, Filistin’de Arap, Dindar dünyada “Ateist”, Ateist Cerehatta “Dindar” ve Bulgaristan ve Batı Trakya’da Türk demek olduğunu anlamak, bilmek ve idrak etmek gerekir… Kaldı ki “kardeşimsin Hrant” diyerek de hem 19 Ocak’da öldürülen sevgili ağabeyimiz Hrant Dink’i hem 24 Ocak’da öldürülen Uğur Mumcu’yu. 1 Şubat’da öldürülen Abdi İpekçi’yi ve aydınlık kalemlere sıkılmış ve sıkılmakyı düşünülen tüm kurşunların önünde durduğumuzu anlatmış oluyoruz… Zira hepsine sıkılan “kurşun” ortakdır bizim için ve aynı karanlıktan tetiklenmiştir ve azmedilmiştir… Kardeşimsin Hrant demek için, ne “karındaş” olmak, ne de “dindaş” olmak gerekir. “Fikirdaş” olmak yeterlidir dostlar…

Saygı ve sevgilerimle;
Murad Çobanoğlu